"CAMİ ADABI"
İbadet etmek, insanlar için manevî bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacın nasıl karşılanacağıyla ilgili usûl ve esaslar, Yüce Allah’ın son olarak gönderdiği İslâm dininde açıklanmıştır. İbadetlerden bazıları ferdi olarak, bazıları da cemaat halinde camilerde îfa edilmektedir. Camiler; ibadet etme, Allah’ı anma, eğitim-öğretim, birlik ve dirlik, huzur ve sükun mekanlarıdır. Camiler, zengin-fakir, köylü-şehirli, amir-memur, resmi-sivil, yaşlı-genç, siyah-beyaz, yerli-yabancı herkesi bünyesinde toplayan, bir ülkenin Müslüman ülkesi olmasının senedidir. Camiler; aynı safta, omuz omuza, diz dize namaz kıldığımız, üzüntülerimizi paylaştığımız, birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik duygularımızı güçlendirdiğimiz yerlerdir. Birbirimize merhamet etmeyi, acıları paylaşmayı, kimsesiz-yoksul, dul ve yetimlere yardım etme duygularını kazandığımız, helal ve haramın, güzel ahlakın, doğruluk ve dürüstlüğün öğretildiği, sevgi, saygı ve kardeşlik ruhunun işlendiği iffet ve namusu korumanın onuru gibi birçok dini ve milli şuurun insanlarımıza verildiği ilim ve irfan yuvalarıdır. Bu fonksiyonları ifa etmesi bakımıdan dinimiz, camilere büyük önem vermiştir. Nitekim Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz mescitler, Allah’ındır O halde, Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyin.” Efendimiz (s.a.v) de “Kim içerisinde Allah(ın adı) zikredilsin diye bir mescid inşa ederse, Allah da ona cennette bir ev inşa eder.” buyurmuşlardır.
Camilerde huzurlu bir şekilde ibadet yapabilmek için bir kısım hususlara riayet etmemiz gerekmektedir. Bu hususların başında namaz kılınacak yerin temiz olması gelmektedir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Hz İbrahim (a.s) ile oğlu Hz İsmail (a.s)’e, Allah’ın evi diye nitelendirilen Kâbe-i Muazzamayı temiz tutmaları emredilmiştir. Camilerin temizliğinin yanında, camiye gelenlerin de vücut ve elbise temizliğine dikkat etmeleri gerekir. Zira Yüce Allah Kur’an-ı Kerim de: “Ey âdemoğulları! Her mescide gidişinizde güzel giysilerinizi giyin” emriyle bu hususa işaret etmektedir. Peygamberimiz (s.a.v) de özellikle cemaatin daha kalabalık olduğu cuma günlerinde boy abdesti alarak camiye gidilmesine; “Biriniz Cuma namazına gideceği zaman boy abdesti alsın” sözüyle dikkati çekmiştir.
İbadet yerleri olan camilerimize abdestli olarak ve başkalarını rahatsız etmeyecek, güzel kokular sürünerek gidilmelidir. Camiye girerken sağ ayakla girmeli ve sol ayakla da çıkılmalıdır. Peygamberimiz (s.a.v) camiye girerken; “Ey Allah’ım! Bana rahmet kapılarını aç”; çıkarken de; “Ey Allah’ım! Senin lütuf ve keremini dilerim” diye dua edilmesini tavsiye etmektedir. Ayrıca camiye giren kimsenin kerahet vakti değilse tahıyyetü’l mescid niyetiyle iki rekât namaz kılması da sünnettir. Camiye gelen kişinin cemaati rahatsız edecek her türlü davranıştan uzak durması gerekir. Bunun yanında; soğan ve sarımsak gibi, kokusuyla başkalarını rahatsız edecek yiyeceklerden sonra, ağız temizliğini yaparak camiye gidilmelidir. Camilerde namaz kılarken, safların sık ve düzenli olmasına özen gösterilmeli, ön safta yer varken, arka safta durulmamalıdır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.v), ön safta namaz kılmanın faziletini şöyle haber veriyor: “İnsanlar ilk safta bulunmanın sevabını bilselerdi, sonra da bunu yapabilmek için kura çekmek zorunda kalsalardı, mutlaka kura çekerlerdi.” Ancak; ön safa geçeyim diye, omuzlara basarak ön saflara ilerlememeli ve namaz kılan birinin önünden kesinlikle geçilmemelidir. Ayrıca Camilerde lüzumsuz yere ve sesi yükselterek konuşmak tasvip edilmemiştir.
Camilerin, bulundukları yörenin sosyal hizmet ve ilişkilerinde, devamlı ışıldayan ve çevresini aydınlatan birer kandil olduğunu, oralarda hayat varsa, bizlerde de hayat olacağını, kişinin cemaatle kıldığı namazın tek başına kıldığı namazdan 27 derece daha faziletli olduğunu, cemaatle namaz kılmak için atılan her adımın bir kısım günahlara kefaret olacağını bilelim. Bu sebeple camilerle aramızdaki bağı sıcak tutalım Çocuklarımızı da camilere alıştıralım Onların temiz kalplerine, din, iman sevgisini yerleştirelim. Müminlerden uzak kalan camilerin, matem havasına büründüklerini unutmayalım.Sohbetimi, Hz Peygamber (s.a.v)’in şu Hadis-i şerifiyle bitirmek istiyorum: “Bir kişi, Allah’ın farzlarından birini eda etmek üzere evinde güzelce temizlenir ve camiye giderse, onun attığı adımlardan biri günahlarının silinmesine, diğeri de onun derecesinin yükselmesine vesile olur.”
Hayırla Kalın.