"YENİDEN DİRİLİŞ"
İslâm inancına göre “öldükten sonra dirilmek” anlamında olan “Vel Ba’sü Ba’del Mevt” haktır. Bu âhiret hayatının en önemli devrelerinden biridir. Kıyametin kopmasından sonra İsrâfil (a.s.)’in sûra ikinci defa üflemesi ile bütün canlı yaratıklar tekrar diriltileceklerdir. Nitekim Allah-u Tealâ, “Sûra üflendiği gün bölük bölük Allah’a gelirsiniz.” buyurmaktadır. Kâinatı ve insanı yoktan var eden Allah, onları öldürdükten sonra diriltmeye de kadirdir. Bunun sebebi insanların hesaba çekilip işledikleri kötülüklerin cezasını, yaptıkları iyiliklerin mükafaatını almalarıdır. Böylece ilâhi ve mutlak adalet ortaya çıkar. Öldükten sonra dirilmeye inanmamak ahireti ve dolayısıyla imanın şartlarından birini inkar etmek demektir ki bu da küfürdür. Müslümanlar, kışın kuruyan ağaçları ilkbaharda yeşerten, yere atılmış kuru tohumlardan ekinler çıkartan, Hz. Adem (a.s)’i bir parça topraktan yaratan, Hz. İsa (a.s)’ı babasız olarak dünyaya getiren Yüce Allah’ın, kullarını, öldürdükten sonra tekrar diriltmeye kadir olduğuna tereddütsüz inanırlar. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de: Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah ı nasıl inkar ediyorsunuz? sonra sizleri öldürecek,sonra yine diriltecektir. En sonunda O na döndürüleceksiniz. Buyurmaktadır.
Ehl-i sünnet inancına göre tekrar diriliş, hem beden hem de ruh ile olacaktır. Buna göre insan, öldükten ve çürüdükten sonra, Allah, onun bedenine ait aslî parçaları bir araya getirecek ve ruhu ona iade edecektir. Kur’an-ı Kerim öldükten sonra tekrar dirilişin aklen mümkün olduğunu ve mutlaka meydana geleceğini ısrarla vurgulamaktadır. Nitekim Kur an-ı Kerim de bahsi geçen Hz Üzeyr, hikmet sahibi, salih bir kuldu, günün birinde çöle çıktı. Dönüşünde eşeğiyle beraber harabe olmuş bir köy e uğradı.Taşlar dökülmüş, evler yıkılmış, ortalıkta hiç bir canlı kalmamıştı. Hz Üzeyr bir köşeye oturup: Yüce Allah bu köyü ölümünden sonra nasıl diriltecek dedi. Hz Üzeyr in Cenâb-ı Allah'ın, ölüleri dirilteceği hususunda şüphesi yoktu, bunu merak ettiği için söylemişti. Bunun üzerine Cenâb-ı Allah, ölüm meleğini göndererek onun ruhunu kabzetti Bindiği eşeği de öldürdü. Hz Üzeyr eşeği ile beraber, burada, yüz sene ölü olarak kaldı. Cenâb-ı Allah, bu arada Hz Üzeyr'e bir melek gönderdi. Melek Allah ın izni ile onun kalbini yarattı ki kalbi ile bazı şeyleri idrak edebilsin, iki gözünü de yarattı ki gözüyle Cenâb-ı Allah'ın ölüleri nasıl dirilttiğini görsün. Bundan sonra Cenâb-ı Allah, onun gözleri önünde vücudunun parçalarını yeniden birarayâ getirdi Ve kendisine Ne kadar bekledin? diye sordu O da: Bir gün ya da bir günün bir kısmı kadar bekledim, diye cevap verdi. Çünkü o öğle vaktinde ölmüş, henüz güneş batmadan akşama yakın bir zamanda diriltilmişti. Allah: Hayır, burada yüz sene kaldın… Fakat görüyorsun ki yanındaki yiyeceğin, içeceğin bile henüz bozulmamıştır, iyice kanaat getirmen için eşeğine bak.. Şimdi senin için şu kemik yığını halindeki eşeği yeniden dirilteceğim.. Göreceksin bu kemikler yeniden nasıl canlanacak, etle giydirilecektir. Bu sana ve diğer insanlara kudretimden bir delil olacaktır.buyurdu. Hz Üzeyr eşeğine döndü. Kemikler etle sarılmaya, eşek kıpırdanıp ayağa kalkmaya başladı. Nihayet eski haline geldi. Hz Üzeyr yere diz çöküp: Ya Rabbi… Şüphesiz ki sen her şeye kadirsin, biliyorum, dedi.
İnsanlar kabirlerinden uyandırılıp kaldırıldıklarında Allah u Tealâ’nın emriyle arasat meydanında bir araya gelirler. Kâfirler yüzüstü sürünerek, müslümanlar ise kimisi binek üzerinde kimisi yaya bir şekilde gelirler. İnsanların toplanmasının ardından Allah u Tealâ, yaptıkları tüm iyi ve kötü amellerine karşılık herkese hesap sorar. Ancak kıyamet günü Allah u Tealâ kimi insanları hesaba çekerken yüzlerine bakmaz ve onlara karşı gazaba gelir. Bunlar Efendimiz (s.a.v) ın bir hadisi şeriflerinde şöyle açıklanmıştır. “Üç kişi vardır ki, Allah kıyamet gününde onlara bakmayacak ve onları arındırmayacaktır. Onlar için acı verici bir azab vardır. Bunlar: İnsanlar arasında kibirle dolaşıp gösteriş yapanlar, Yaptığı iyiliği başa kakanlar, Ticaretine yalan katanlardır.”Sonuç olarak Ahiretin hallerinden olan yeniden diriliş bu anlattıklarımızla sınırlı değildir. Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde yeniden diriliş hakkın da pek çok tasvir bulunmaktadır. Bütün bunlardan çıkaracağimiz sonuç ömür sermayesinin o zor zamanlar için iyi kullanılması, ve Allah u Tealâ’dan her daim bağışlanma dilememiz ve Ahiret hayatının zorluklarına karşı O’nun merhametine sığınmamız gerekmektedir.