GÜNÜN SOHBETİ
"DİNİN ÜÇ TEMELİ: İMAN, İSLAM VE İHSAN"
Din, Allah Teala tarafından konulmuş ilahi kanunlardır. İnsanlara yaratılış gayesini ve var oluş hikmetini bildirir. Allah’a karşı ne şekilde ibadette bulunacaklarını öğretir. İyi ve faydalı şeyler yapmaya sevkeder, zararlı işlerden de alıkoyar.
Din imanla başlar, ibadetlerle olgunlaşır, ihsanla kemale erer. Hz. Peygamber’in(sav) işaret buyurduğu gibi din iman, İslam ve ihsandan oluşmaktadır. Dinimizin bu üç esasa dayandığını meşhur “Cibril hadisi” ortaya koymaktadır. Hz. Cebrail’in(as) bizzat soru sorarak ve cevaplarını tasdik ederek telkin ettiği bu hadise “Cibril hadisi” adı verilmiştir. Hz. Ömer ve Ebu Hureyre(radıyallahu anhüma) olmak üzere birçok sahabi tarafından rivayet edilmiştir.
"Cibril Hadisi"
“Bir gün Hz. Peygamber’le(sav) birlikte oturuyorduk. O esnada cemaatten hiç kimsenin tanımadığı, beyaz elbiseli, siyah saçlı, güzel kokulu, üzerinde yol izi bulunmayan bir kimse çıkageldi. Hz. Resullullah’ın(sav) huzuruna kadar geldi ve edeple önüne oturdu, ellerinin dizlerinin üzerine koydu ve kendisine sorular sormaya başladı. Önce;
-Ya Muhammed! İman nedir, bana imanın ne olduğunu haber verir misiniz, diye sordu. Resulullah(sav),
- İman, Allah’a, O’nun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, bütün iyilik ve kötülüğün bir kaderle meydana geldiğine inanmandır, diye cevap verdi. Gelen zat,
- Doğru söyledin, dedi ve devamla,
-Ya Muhammed! İslam nedir, bana imanın ne olduğunu haber verir misiniz, diye sordu. Resulullah(sav),
-İslam, Allah’tan başka ilah olmadığına ve, Muahmmed’in O’nun peygamberi olduğuna şehadet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekatı vermen, ramazan orucunu tutman ve gücün yetiyorsa Allah’ın evinin ziyaret edip hac yapmandır, diye cevap verdi. Gelen zat,
- Doğru söyledin, dedi. Hz. Ömer(ra),
-Biz onun bu tutumuna hayret ettik. Zira hem soruyor hem de Hz. Peygamber’i(sav) tasdik ediyordu, demiştir.
Gelen zat tekrar,
-Ya Muhammed! İhsan nedir, bana imanın ne olduğunu haber verir misiniz, diye sordu. Resulullah(sav),
-İhsan, Allah’ı görüyor gibi O’na ibadet etmendir. Her ne kadar sen O’nu görmesen de O seni görmektedir, buyurdu. Gelen zat,
-Bana kıyametin ne zaman kopacağını haber verir misiniz diye sordu. Allah Resulü(sav),
-Bu konuda soru sorulan kimse, sorandan daha bilgili değildir, buyurdu. Gelen zat,
- O halde onun alametlerinden haber ver, dedi. Allah Resulü(sav), kıyametin bazı alametlerinden haber verdi. Gelen zat kalktı, cemaatin içine daldı, bir anda gözden kayboldu. Gitmesinden bir müddet sonra Allah Resulü(sav),
- O adamı bana geri getirin, diye buyurdu.
Sahabiler, onu geri getirmek için kalktılar, fakat hiçbir yerde göremediler. Bunun üzerine Resul-i Ekrem(sav),
- O Cibril idi, size dininizi öğretmek için gelmişti, buyurdu.(Buhari, İman,37.)
Görüldüğü gibi Cebrail(as) bir şey öğrenmeye değil, bu yolla insanlara dini öğretmeye gelmişti. Onu, Hz. Peygamber’e(sav) Allah Teâla(c.c.) göndermişti, onunla dinin aslını öğretmek istemişti.