GÜNÜN SOHBETİ
"Allah Dostlarını Sevmede Ölçü"
Veli, Allah Teâlâ’yı seven ve her şeyiyle Resûlullah Efendimiz’e [sallallahu aleyhi vesellem] uyması sonucunda da Allah tarafından sevilen dost demektir. Bir müminin, “Ben Allah’ın dostlarını sevmiyorum” demesi mümkün değildir. Velileri ölçüsüz yücelten ise şirke girer. Böylece, biri inkâr etmekle, diğeri de aşırıya gitmekle tehlikeye düşer. Doğrudan imanı ilgilendiren bu konuda ölçünün bilinmesi ve korunması gerekir.
Bir şahsı veya bir şeyi Allah’ı sever gibi sevmekle, Allah için sevmek arasında fark vardır. Allah için sevmek, Allah Teâlâ’nın, “Bu benim sevdiğimdir, onu siz de seviniz” dediği şeyleri ve şahısları Allah’ın rızasına ulaşmak için sevmektir.
"Çocukların Zor Soruları"
Çocuklarımızın sorular sormasına, özellikle yaratılış ile ilgilenmelerine güvenerek onlara Allah Teâlâ’dan bahseder, O’nun zaman ve mekân dışı, ezelî ve ebedî olduğunu söyleriz. Fakat çocuklarda henüz sayı ve zaman kavramı bile oluşmamıştır ki bu konuda söylenebilecek sözleri anlayabilsin.
Çocuklar görebildikleri, dokunabildikleri varlıkları algılama gücüne sahiptir. Doğal olarak algıladıkları varlıkları tanırlar ve severler. Bu nedenle biz zaman ve mekân üstü, aşkın bir varlıktan, O’nun sonsuz kudretinden bahsettikçe çocuklar, Allah Teâlâ’yı kendilerinden uzak, sevilmesi zor bir varlık olarak algılayacaklardır.
Çocuklar bizim anlattıklarımızdan değil kendilerini seven, kendileriyle oynayan, kendilerine güler yüzle hediye veren kişilerden daha çok etkileneceklerdir. Çocukların duygusal ve zihinsel olarak hazır olduklarını görmeden onlara anlayamayacakları bir şekilde Allah’tan, ahiretten bahsetmek çoğu zaman istenen sonuçları vermemektedir. Zaman ve sabır gerekir.