GÜNÜN SOHBETİ
"Akrabaya İyilik"
Akrabaya iyilik, fakir bir akrabanın ihtiyacını gidermekle olduğu gibi, eğer buna güç yetmiyorsa şefkat ve sevgiyi güçlendiren bir ziyaretle, hatta güzel bir söz, bir gülümsemeyle de olabilir. Resûl-i Ekrem Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem] buyuruyor: “Akrabanıza selâmla dahi olsa iyilik ediniz.”
Akrabaya iyilik karşılık beklemeden yapılmalıdır. Peygamber Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem] bu konudaki ölçüyü de şöyle belirtiyor: “Akrabaya karşılık bekleyerek iyilik eden, iyilik etmiş olmaz. Asıl iyilik, akrabası kendisini terketse de akrabalık bağını koparmamaktır.”
"Zorluklara Sabır"
İnsan, ya bela ya afiyet halinde olur. Belaya düştüğü zaman takındığı tavır ise feryat ve şikâyettir. Bir kul olarak Allah’ın bağışlamasına sığınması gerekirken -hâşâ- Allah ile hesaplaşmaya kalktığı görülür. Böyle bir kimse, olanların sadece dış yüzünü görür. Bela, sıkıntı sebebiyle Cenâb-ı Hakk’ın onu gafletten uyandırmak istediği hiç aklına gelmez. Asıl Allah Teâlâ bir kulu sevmezse, dünyada ona hep rahatlık verir de ahiret hesabının altından kalkamaz hale getirir.