GÜNÜN SOHBETİ
"Karanlık Çoğalmadan"
Tövbe, kelime olarak “bir şeyden geri dönmek” manasındadır. Bu manada günahtan pişmanlıkla dönüp Allah Teâlâ’ya yönelmek tövbedir. Günah yüzünden kul ile Cenâb-ı Hak arasına giren perdeleri idrak eden bir daha işlememeye karar verir.
Her bir günah, pencerelere asılan perde gibidir. Bir günah bir kat perdedir. Bir daha işlenirse iki kat perde olur, kat kat olur. Bu yüzden tövbe geciktikçe, kul Allah’tan uzaklaşır. Kalbine nasihat tesir etmez olur. Allah Teâlâ’nın emrine gönül hoşluğuyla, muhabbetle uymaz veya tamamen uzaklaşır.
"Kötülükten İyiliğe"
Allah Teâlâ, kötülük yapanlara ve haram işleyenlere “zalim” demiştir. Ancak, aynı sıfatı yaptığı kötülüklere tövbe etmeyenler için de kullanmıştır. Halbuki işlenen kusurlar, zamanında farkedilir, terkedilir ve tedbiri alınırsa hayra dönüşür ve kulun Allah’a yaklaşmasını temin eder.
Cenâb-ı Hak, günaha düştükten sonra tövbeyle dönenleri şöyle müjdeliyor: “Ey iman edenler! Samimi bir tövbe ile Allah’a tövbe ediniz. Böyle yaparsanız Rabb’iniz günahlarınızı örter ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlerine koyar” (Tahrîm 66/8) ve “Allah, ancak tövbe ve iman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini iyiliğe çevirir. Allah çok affedici ve çok acıyandır” (Furkân 25/70).