GÜNÜN SOHBETİ
"İlim Ayağa Gitmez"
Bir ara Buhara valisi, İmam Buhârî’ye [rahmetullahi aleyh] elçi göndererek, kitaplarını alarak saraya gelmesini, kendisine ve çocuklarına özel ders vermesini ister. İmam Buhârî [rahmetullahi aleyh], ilmin kimsenin ayağına gitmeyeceği, talep edenin kendisinin gelmesi gerektiği cevabını verir.
Vali, elçisini ikinci sefer gönderip, çocuklarına, hiç olmazsa başkasının katılmadığı dersler vermesini talep eder. İmam Buhârî [rahmetullahi aleyh], “Ben dersime bazılarını alıp, bazılarını almazlık edemem” der.
Bunun sonucunda vali, Buhârî hazretlerine husumet duyar ve onu Buhara’dan çıkmaya zorlar. İmam Buhârî orayı terkederek Hartenk’e taşınır ve orada vefat eder.
"Sadaka Vermek"
Sadaka vermek, bir müslümanın dininde sadık olduğunun göstergelerinden biridir. Peki, sadaka nedir? Bir defasında Resûlullah Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem] şöyle buyurdular: “Her müslümanın sadaka vermesi vâciptir.” Ashap, “Sadaka verecek bir şey bulamazsa ne yapar?” diye sordular. Hz. Peygamber, “Çalışıp kazanır; hem kendisi faydalanır hem de başkasına sadaka verir” buyurdu.
Ashap, “Çalışamazsa ne yapar?” diye sordular. Resûl-i Ekrem, “Muhtaç olana bedenî gücüyle yardım eder” buyurdu. “Yardıma gücü yetmezse ne yapar?” diye sordular. Hz. Peygamber, “İyiliği emreder” buyurdu. “Ona da gücü yetmeyen ne yapar?” diye sordular. Allah Resûlü, “Kimseye kötülük etmesin, bu da kendisi için bir sadakadır” buyurdu (Buhârî, Müslim).