GÜNÜN SOHBETİ
"Ölçüsüz Yüceltme"
Resûlullah Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem] bizi şöyle uyarıyor: “Ey insanlar! Sözünüzü dikkatli söyleyin. Sakın şeytan sizi basit ve boş şeylere sevketmesin. Ben, Abdullah’ın oğlu Muhammed ve Allah’ın resûlüyüm. Vallahi sizin beni Allah’ın yücelttiğinden daha yükseğe çıkarmanızı sevmem”
(Ahmed b. Hanbel; İbn Kesîr).
Bu uyarı ümmetin önünde bulunan herkes için geçerlidir. Hiçbir müslüman bir diğerini övme ve yüceltmede aşırıya gitmemelidir. Allah Teâlâ’nın ahirette övgüye layık görmesi dışında övgülerin bir kıymeti yoktur.
"Rahmet"
Salih ameller övünme değil, şükür gerektirir. İyiliklerle övünmek, nefsini beğenmek ve insanları küçük görmek amelin sevabını yok eder. Güzel bir işten sonra, “Ben bunun karşılığında muhakkak sevap alırım; bu sevaplarla cennetin kapısını açarım” demek doğru değildir. Yapılan bir salih amele sevap vermek Allah Teâlâ üzerine vâcip değildir. Ancak O, mümin kulların yaptığı bir hayra karşılık en az on sevap vereceğini vaat etmiştir (En‘âm 6/160). Bu O’nun rahmetidir.
Bizler yaptığımız amele değil Allah’ın bu vaadine ve geniş rahmetine güvenmeliyiz. Resûlullah Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem], bu konuda buyurur ki: “Salih amellerle Allah’a yaklaşmaya çalışın. Amelde istikamet ve orta yol üzere bulunun ve bununla birlikte hiç kimsenin ameliyle kurtulamayacağını da bilin.”