GÜNÜN SOHBETİ
"Talebe Farkı"
Anadolu’da yetişen en büyük velilerden biri olan Hacı Bayram-ı Velî hazretlerinin [kuddise sırruhû] talebelerinden biri de Fâtih’in hocalarından Akşemseddin hazretleri [kuddise sırruhû] idi. Hacı Bayram hazretlerine [kuddise sırruhû] bağlanışından kısa bir zaman sonra zekâsı, en önemlisi de şeyhine tam teslimiyeti sayesinde icâzet (diploma) aldı ve irşadla görevlendirildi. Akşemseddin’in [kuddise sırruhû] bu başarısı diğer müridler arasında kıskançlığa sebep oldu. Bunlardan biri Hacı Bayram-ı Velî hazretlerine [kuddise sırruhû] sordu: “Efendim, kırk yıldır talebeniz olanlar henüz halifeliğe layık görülmezken Akşemseddin’in kısa zamanda bu rütbeye ulaşmasının hikmeti nedir?” Hacı Bayram-ı Velî hazretleri [kuddise sırruhû] şu cevabı verdi: “Bu köse (Akşemseddin) bizde ne gördü ve işittiyse sebep ve hikmetini araştırmadan hemen inandı ve teslim oldu. Kırk yıldır hizmetimizde bulunanlar ise bizde gördüklerinin ve duyduklarının önce sebep ve hikmetini öğrenip sonra inandı ve teslim oldu. İşte aradaki fark budur.”