GÜNÜN SOHBETİ
"İradeyi Kuvvetlendirmek"
İnsan, sağlam bir irade sahibi olmalıdır. Yararlı şeyleri öğrenip yapmalı, yararsız şeyleri de sırf şunu bunu taklit hevesiyle yapmamalıdır. İnsan bir inanca ve bir huya sahip olmalıdır. Hakkı kabul etmeli, haksız ve zararlı olan bir şeyi de, herhangi bir düşünce ile öne sürüp kıymetlendirmeye çalışmamalıdır. Böyle bir hafiflik insana yakışmaz.
"Evliya Duası"
Ziyâeddin Gümüşhânevî hazretleri [kuddise sırrıhû] bir gün çayırlık bir yerde talebeleri ile sohbet ediyordu. O sırada oraya erkekli kadınlı bir grup yahudi geldi. Beraberlerinde getirdikleri hasta bir kadını hazretin huzuruna koydular. Sonra da bir kenarda şarkı söylemeye başladılar. Bunun üzerine Ziyâeddin hazretleri [kuddise sırrıhû] ayağa kalkıp oradan uzaklaşmak istedi. Yahudi topluluğu onun uzaklaşmak istediğini görünce telaşlanıp, “Bu zat acaba kime incindi? Biz onun için şarkılar söylüyoruz. Yanında olmakla bereketlenmek istiyoruz. Ne olur gitmesin, dursun, ricamız budur. Getirdiğimiz şu hastamıza bir dua ediversin. Biz kendimizce ona hürmet etmek istemiştik. Onu bu hareketimizle üzeceğimizi bilmiyorduk. Ne olur bize merhamet edip dua etse de hastamız iyi olsa” dediler. Talebeler bu arzularını gidip Ziyâeddin hazretlerine [kuddise sırrıhû] haber verdiler. Ziyâeddin hazretleri [kuddise sırrıhû] merhamet edip onların bu arzularını kabul etti. Sonra yahudiler teker teker yanına yaklaştılar ve ellerinden öptüler. Hasta da yalvarmaya başladı. Herkesi bir heybet kapladı, ağlayıp titremeye başladılar. Yahudiler bu hal karşısında kelime-i şehadet getirip iman etmekle şereflendiler. Hastaları da şifa buldu.