GÜNÜN SOHBETİ
"Tasavvuf ve Mürşid"
Allah Teâlâ’nın emir ve yasaklarına uymaya yardımcı olan her şey hayırlıdır. Sevabı olan güzel işlerdir. Mesela inkârdan sakınmak, kibirden kurtulmak, ilâhî emirleri ihlâsla yerine getirmek, haramdan kaçmak, güzel ahlâklı olmak her müslümanın görevidir. Tasavvuf, bu görevleri yerine getirmede müslümana yardımcı olmayı hedeflemiş bir terbiye okuludur. Bir mürşide intisap etmek de işte bu okula kaydolmaktır. Burada önemli olan nokta, mürşidin kâmil olması, yani tam anlamıyla Peygamber Efendimiz’in sünnetine tâbi olan biri olmasıdır.
"Kemale Ermenin Sınırı"
İmam Gazâlî [rahmetullahi aleyh] şöyle buyuruyor: “Kulun kemale ermesi ve saadeti ele geçirmesi, ancak Allah Teâlâ’nın ahlâkı ile ahlâklanmakla, yani O’nun isim ve sıfatlarının edebiyle süslenmekle mümkün olur. Bundan kul ile Allah arasında bir benzerlik olur ve ikisi aynı konuma gelir zannedilmesin. Kulda ilâhî ahlâk ve sıfatlardan bir derece bulunması mümkündür. Cenâb-ı Hak bizlere hayat, görme, işitme, konuşma, bilme, dileme, sevme gibi sıfatlar vermiştir. Bütün bunlar aynı zamanda kendisinin de sıfatlarıdır. Bununla biz Allah’a benzedik, O’nun gibi olduk denmez. Bu kötü bir anlayıştır.”
"Kendine İyilik Yap"
İnsanın Rabb’ini tanıması, her şeyi ile O’na ait olduğuna inanması, kişinin kendine yapabileceği en büyük ve en temel iyiliktir. İnanmış bir insanın yapacağı ikinci iş tövbe etmek, Allah Teâlâ karşısında acizliğini ve hatalı olduğunu kabullenip itiraf etmektir. Sonra, yerken, içerken, yürürken, çalışırken, konuşurken, bütün hal ve hareketlerin yaratıcımızın kontrolünde olduğunu bilmek gerekir. Gücü yettiğince bunu yapmaya çalışana Allah ikram eder. O’nun ikramı ise her türlü rahmetini, lutfunu kuluna vermesidir.