GÜNÜN SOHBETİ
"Kalplerin Sahibi"
Resûlullah Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem] sık sık şöyle dua ederdi: “Ey kalpleri istediği tarafa çeviren Allahım! Kalbimi dinin üzere sabit tut.” Hz. Enes [radıyallahu anh],
“Ey Allah’ın resûlü! Biz sana ve senin getirdiklerine iman ettik. Bundan sonra bizim için korkuyor musun?” diye sordu. Buyurdu ki: “Evet. Hiç şüphesiz kalpler Allah Teâlâ’nın iki parmağı arasındadır. Onları istediği gibi çevirir. Allah doğruluk üzere tutmak istediği kalbi istikamette tutar, eğriltmek istediğini eğriltir. Mîzan, rahmân olan Allah’ın elindedir. Kıyamete kadar dilediği kavmi yükseltir, dilediğini alçaltır.”
"Dünyadaki Kara Düzen"
İstatistiklere göre, dünya nüfusunun en zengin beşte biri dünyadaki gelirin % 86’sına sahip. En zengin toplumlarla en fakirleri arasında gelir bakımından tam yetmiş dört kat fark var. Dünya mafyası, yılda 1,5 trilyon dolar kazanıyor. Uyuşturucu ticaretinden elde edilen para, bir yılda 400 milyar dolar.
Şimdi gelin de küreselleşmenin insanlığa yeni bir gelecek açtığına inanın. Bu birileri için doğru olabilir, ama bunlar namuslu, çalışkan, fedakârlık yapan kişiler değil. Gayri meşru işlerle uğraşan kara adamlar.
"Dua Ederken"
Âlimlerimiz dua âdabını şöyle açıklıyor: Kalbin huşû içinde olmalı. Bütün himmet ve dikkati toplamalı. Düşkün ve aciz olduğunu göstermeli. Allah Teâlâ’nın duasına icabet edeceğine, kendisi için hayırlı olanı ya da ahirette daha güzelini vereceğine kesin olarak inanmalı, güzel niyet beslemeli. Mütevazi, alçak gönüllü olmalı. Muhtaç olduğu şeyleri istemeli. Boğulan bir kimsenin yalvarması gibi yüce Allah’a samimiyetle sığınmalı. Nefsinin değersizliğini bilmeli. Hak Teâlâ’nın azametini bilip, son derece edepli ve saygılı olmalı. Dua esnasında elleri açmalı ve dua bittikten sonra elleri yüze sürmelidir.