GÜNÜN SOHBETİ
"Yalan ve Maslahat"
Bir şeyi, olduğunun dışında söylemeye veya göstermeye yalan denir. Kötü ahlâktandır. Yalancı olan bir menfaati uğruna doğruları gizleyerek başkalarına kötülük yapar. En büyük yalan da Allah ve Resûlü adına söylenen yalandır. Allah Teâlâ’nın haram dediği bir şeyi helâl göstermek, âyet ve hadisleri asıl manasının dışında yorumlamak ve Peygamber Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem] adına hadis uydurmak bu kısma girer.
Burada anlatılan yalan, kasıtlı yalandır. Bilmeden bir yanlış söylemek veya bir şeyi farklı tahmin etmek yalandan sayılmaz. Açıkça gözüken bir kötülüğü önlemek veya iki kişinin arasını bulmak için yalan söylemek de bu kısma girmez.
"Rehbersizlik Tehlikesi"
Manevi rehberlerini kaybeden, nefis muhasebesi yapmayı unutan toplumlar, ahlâkî, çürümeyi yaşamaya mahkûm olurlar. Artık nefisler hesaba çekilmek yerine ödüllendirilir. Cennet ve cehennem gündemden çıkarılır, ibadetler küçümsenir. Çoğu insan iman ile küfür arasında gider gelir. Kapısının önünde onu tövbeye çağırana tepeden bakar.
Oysa nefisleri Allah’a ve ahiret gününe iman etmeye davet eden Allah dostları, içimizde rahmet olarak hep bulunurlar. Onlar bizi bireysel ve toplu hayatımızda huzura ermek ve öte âlemde ebedî mutluluğumuz için kendimizle hesaplaşmaya davet ederler. Ancak bu ulvî nasihate uyanlar, nefislerini beğenmeyi bırakıp onun ayıplarını görerek bahtiyar olurlar.