GÜNÜN SOHBETİ
"İlâhî Kelâm"
Müslüman olarak bizler Tevrat, Zebur ve İncil’in asıllarına iman ederiz. Tahrif edilmiş haliyle de olsa elde mevcut Tevrat ve İncil’deki doğruları reddetmeyiz. Hepsini birden yalanlama yoluna gitmeyiz.
Bu konuda Kur’an ve Sünnet’i hakem yaparız. İçlerinde ilâhî kelâmdan parçalar bulunabileceği için onlara karşı dikkatli oluruz. Asılları bozulduğu için hürmet etmesek de, hakaret de etmeyiz. İnsanların ekledikleri şeyleri ayırırız, bâtıl görüşleri tesbit ederiz, hataya uyanları uyarırız.
"Ahirette İflas"
Ahirete götürüldüğü halde hesap anında elden çıkan hayırlar da olur. Dünyada tövbe edilip helâllik alınmayan kul hakları, gıybet, zulüm, hakaret, alay gibi günahların hesabı ahirete kalır. Bu günahları işleyen kimsenin hayır amelleri alınıp hakkını yediği, malını çaldığı, gıybetini ettiği, alaya aldığı, bir şekilde zulüm yaptığı kimselere verilir. Öyle olur ki dağlar gibi hayırla, namaz, oruç, hac, zikir ve hizmet sevabıyla Allah’ın huzuruna gelen kulun elinde hiçbir hayrı kalmaz. Alacaklılar daha bitmediği için onların günahları da buna yüklenir. Cezasını çekmek için cehenneme sürüklenir. Bu kimseye ahiret müflisi denir.
"İşlere Güzel Son"
Peygamber Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem] şöyle dua edilmesini tavsiye ederdi: “Allahümme ahsin âkıbetenâ fi’l-umûri küllihâ ve ecirnâ min hızyi’ddünyâ ve azâbi’l-âhireti.”
Anlamı: “Allahım! Bütün işlerimin sonucunu güzel eyle ve beni dünyada rezil olmaktan ve ahiret azabından koru”
(İbn Hibbân; Heysemî).