GÜNÜN SOHBETİ

 

"Mekke ve Medine’ye Saygı"

 

Mekke ve Medine, İslâm’ın en kutsal şehirleridir. Allah için cihadı görev edinmiş ecdadımız da o mübarek beldelere saygıda bize örnek olmuşlardır. Tarih kitaplarında “Mekke ve Medine’nin hâmisi” olarak anılırken Osmanlı yöneticileri ve halkı, büyük bir edeple hâmilik (koruyucusu) sıfatı yerine bu beldelerin hâdimi (hizmetçisi) olduklarını belirtmişlerdir. Öyle ki Hz. Peygamber’in [sallallahu aleyhi vesellem] şehrini bir valinin adı altına sokmamışlar, oraya gönderdikleri idareciye vali yerine “Medine muhafızı” unvanı vermişlerdi. Mekke ve Medine’ye Osmanlı sancağı asmayı

da edebe aykırı bulmuşlardı.

 

"Ümidini Kesme"

 

Şimdiki hali kötü olan bir kimse bütünüyle güzel amel ve âkıbetten ümidini kesmemelidir. Allah Teâlâ’nın yardımı ile kâfir imana, fâsık itaate gelebilir ve Allah’ın düşmanı olan bir kimse, O’nun dostluğuna adım atabilir.

Resûlullah Efendimiz [sallallahu aleyhi vesellem] buyurdular ki: “Allah Teâlâ bir kula hayır murat ettiği zaman onu bu yolda kullanır.” Bir sahabi, “Bu nasıl olur yâ Resûlallah?” diye sordu. Hz. Peygamber, “Ölmeden önce onu güzel ameller işlemeye muvaffak kılar” buyurdu (Tirmizî; Ahmed b. Hanbel).

Geçmiş Duyurular  Güncel Duyuru