GÜNÜN SOHBETİ
"İlâhî Edep"
Bu ümmetin salihleri ve irşadla meşgul kâmilleri, ilâhî sınırları ve edebi çiğnemezler. Allah için onlara hürmet gösteren sadık talipler de onları kulluk vasfından çıkarmazlar. Herkes her şeyini Kur’an ve Sünnet edebine göre yapar. Fakat kimileri hürmeti putlara yapılan tazime, zalimlerin önünde baş eğmeye veya mevki sahiplerine yağ çekmeye benzetirler. Bu durum onların ilâhî edep ve hürmeti bilmiyor oldukları anlamına gelir.
Üstadın talebesinden, imamın cemaatinden, kâmil mürşidin müridinden istediği edep, kendi adına ve nefsi hesabına değildir. Onlar talebelerini ilâhî edeple edeplendirmek ve Cenâb-ı Hak huzurunda kabul görecek bir kul haline getirmek için uğraşırlar.
"Tövbeye Devam"
Ebû Abdurrahman Sülemî [kuddise sırruhû] sürekli tövbe halinde olmak gerektiğinisöyleyip şöyle öğüt veriyor: “Tövbe etmeyi hatırlamak için, Allah’ın emirlerine karşı işlediğin günah ve isyanları devamlı hatırlayıp tefekkür et. Çünkü Hz. Peygamber [sallallahu aleyhi vesellem] devamlı tefekkür halinde, düşünceli ve mahzundu.”