GÜNÜN SOHBETİ
"Bilmeyene Öğretmek"
Günümüzde insanlar dinimizin aslını bilmemenin sıkıntısını çekmektedir. Hal ve hareketlerini sevmediğimiz, yaşantılarını kınadığımız, kendilerini reddettiğimiz bu insanlar, hakiki manada İslâm’dan mahrum kimselerdir. Mahrum olanı mahkûm etmek bize düşmez. Onların şahsiyetlerini hedef almak, kınamak bizim işimiz değildir.
Bizim asıl görevimiz, bilmedikleri hususları onlara öğretmek, sevdirmek, Allah’ı hakkıyla bilen ve tanıyan kişiler olmalarına yardımcı olmaktır. Rabbimiz’den hem onların hem bizim hayra kavuşmamız için dua etmektir.
"Asıl Fazilet"
Mevlânâ Halid-i Bağdâdî [kuddise sırruhû] diyor ki: “Keramet, veli ve faziletli olmanın şartı değildir ki keramet sahibi faziletli ve üstün olsun. Çünkü fazilet sahibi ve üstün olmanın asıl sebebi, yakîn ve marifet sahibi olmaktır. Kimi zaman mürşid keramet ehli olduğu halde kerametini gizlemekle emir olunur. Çoğunlukla da mürşid, müridin inanç ve teslimiyetini imtihan etmek için bilmezlikten gelir.”