GÜNÜN SOHBETİ

 

 

 

Her biriniz çobansınız!


Hz.Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Her biriniz çobansınız ve elinizin altındakinden sorumlusunuz. Yönetici bir çobandır ve elinin altındakileri layıkıyla muhafaza etmekten sorumludur. Erkek ailesinde bir çobandır ve o da eli altındakilerden sorumludur. Kadın da kocasının evinde bir çobandır ve eli altındakilerden sorumludur. Hizmetçi de efendisinin malında bir çobandır ve elinin altındakilerden sorumludur. Dikkat edin! Her biriniz çobansınız ve her biriniz sorumlusunuz.” (Hadis-i Şerif)
Ebu Hureyre (r.a.)’ın hadisi tamamlayan diğer bir rivayette şöyledir:
“Her Çoban kıyamet günü hesaba çekilecektir. Sürüsüne Allah’ın emirlerini tatbik etti mi etmedi mi?”
Meşhur hadis alimi Kastalanî hadisi şerh ederken şöyle der: “Herkes sorumluluğu altındakini iyi duruma getirmekle vazifelidir. Sorumlu kimse adil davranmalı, sorumluluğu altındakilerin ihtiyaçlarını gidermelidir. Bunları yapan kişi bol haz alır ve çok hasenatla mükâfatlandırılır. Aksi takdirde sorumlu olduğu şeylerin her biri ahirette hakkını talep edecektir.”

Salih bir nesil için anne babaya düşen vazifeler: Helalinden yedirmek giydirmek. Güzel isim koymak. İyi bir eğitim (dini ve ahlaki) almasını sağlamak. Toplumu tehdit eden zararların anlatılması gibi konular…. [S.A.B.]
Baba, ailenin reisi olup ailedekilerin din ve dünyalarından sorumludur. Bulûğ çağına kadar bir çocuğun bakım, eğitim, terbiye ve farz olan ilimlerinin öğretilmesi babaya aittir. Baba ya kendisi öğretmeli ya da öğretene göndermelidir. Bu işte anne de babanın yardımcısı olup ikinci derece sorumludur. Özellikle kız çocuklarının terbiye ve yetişmesinde annenin hizmeti büyüktür.
Bütün bunlar emanete sahip çıkmak ve yüce Allah'a karşı sorumluluğumuzu yerine getirmektir. Aile içinde Allah rızâsı için yapılan bütün çabalar, çalışmalar ve harcamalar birer sadakadır, hayırdır, hizmettir. En güzel hizmet, insanın nefsine ve nesline edep kazandırmasıdır; çünkü edebin sonu cennettir. Edep, zengin fakir her ailenin kurtuluş sebebidir. Ona yönelmelidir.
Edep, helâl dairede yaşamaktır; bu da her işini âlemlerin Rabbi yüce Allah'ın emrine göre yapmaktır.
Resûlullah Efendimiz (s.a.v) bir aile reisinin temel görevlerini özetle şöyle belirlemiştir:
"Çocuğun baba üzerinde üç hakkı vardır
1. Ona güzel bir isim koyması.
2. Okuma yazmayı (ve farz ilimleri) öğretmesi.
3. Evlenecek yaşa gelince onu evlendirmesi.”
Hz. Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
"Çoçuklarınıza yedi yaşına geldiği zaman namazı (öğretin ve kılmalarını) emredin. On yaşına geldiklerinde kılmazlarsa el ile hafifçe dövün. On yaşında yataklarını ayırın."
Yüce Allah, rahmet Peygamberimiz'in (s.a.v) şahsında bütün aile reislerine şu emri vermiştir:
"Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz; seni biz rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takvâ ile elde edilir.”
Bu âyet indiği zaman, Hz. Fâtıma (r.ah) ile Ali yeni evlenmişler ve özel bir eve ayrılmışlardı. Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.v), sevgili kızı Fâtıma (r.ah) ile damadı Hz. Ali'yi (r.a) sabah namazına kaldırmak için evlerine kadar bizzat teşrif ediyor, zahmete giriyor, kendilerine şefkatle seslenerek,
"Allah size rahmet etsin, haydin namaza!”diye çağırıyordu. Buna altı ay devam etti.
Anne ve babalar bu konuda çok hassas olmalıdır. Uyku halindeki bir kimseyi ibadet gibi gönül huzuru isteyen bir işe çağırırken, çok tatlı ifadeler kullanmalıdır. Sert davranışlar ve hakaret içeren sözlerle ibadete çağrılmaz. Çocuklarımızı ibadete çağırırken gerekirse ciddi olmalı, fakat asla nefret ettirmemelidir. Buna özellikle sabah namazında dikkat etmelidir. Bu işte yüce Allah'tan yardım istemeli, sabır, dua ve tevazu ile yuvamıza ilâhî rahmeti çekmelidir.
Din konusunda baba ve anneye düşen en önemli iş, çocuklarından yapmasını istedikleri güzel şeyleri önce kendilerinin yapması ve buna devam etmesidir. Âyette, "Ailene namazı emret, sen de sabırla ona devam et!" buyrularak bize terbiyenin temel kuralı öğretilmektedir. Bu hüküm, bütün hayırlı işlerde böyledir.
Hz. Ali (r.a) der ki:
"Çocuklarınıza şu üç şeyi öğreterek tebiye verin:
1. Onlara Hz. Peygamber'in (s.a.v) sevgisini aşılayın.
2. Hz. Pegamber'in (s.a.v) Ehl-i beytini sevdirin.
3. Kur'ân-ı Hakîm'i okutun (ilâhî edepleri öğretin) Şüphesiz Kur'an hafızları Allah'ın gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde peygamberler ve seçilmiş kullar ile birlikte olurlar."

Geçmiş Duyurular  Güncel Duyuru