GÜNÜN SOHBETİ
"TÖVBE ALLAH’A YÖNELMEKTİR"
Tövbe, hatadan sonra yeniden toparlanıp Cenab-ı Hakk’a yönelmektir. Tövbe Allah’a müracaat ve O’na dönme işidir. Bu bakımdan Kur’an-ı Kerim müminlere:
‘’Ey müminler! Hep beraber Allah’a tövbe ediniz.’’ (Nur 24/31)
Tövbe Hak’tan Hakk’a kaçmaktır. Daha doğrusu onun azap ve korkusundan lütfuna, hesap ve cezasından rahmet ve merhametine sığınmaktır. Yani Allah’ın azap ve gazabını gerektirecek şeylerden kaçarak O’nun rahmet ve mağrifetini gerektirecek şeylere yönelmektir.
Tövbe, bir yanıyla kulun işlediği günahtan ve yanlıştan dönüp Allah’a yönelmesidir; öte yanıyla da bu tövbenin sonucunda yüce Allah’ın affedip bağışlamasıyla kuluna yönelmesidir.
TÖVBE ARINMAKTIR
Tövbe, yalnızca yapılan bir hatadan pişmanlık duyup Allah’tan af dileme değil aynı zamanda sürekli dua ve istiğfar ederek temizlenme gayesidir. İnsan, tertemiz olarak, günahlardan pak olarak dünyaya gelir. Hiçbir eğriliği yoktur. Fakat insan bu temiz fıtratını günahlarla kirletir, asıl safiyetini yitirir.
Evet, günahlar insanı Allah’tan uzaklaştıran, kalbi öldüren faktörlerdir. İnsan günahlarla temizliğini yitirdiği anda, hemen temizlenmeli ve ilk asliyesine dönmelidir. Nitekim Hz. Peygamber bir hadisinde:
‘Mümin bir günah işlediği vakit, kalbine siyah bir nokta, bir leke vurulur. Eğer tövbe eder ve istiğfarda bulunursa kalbi cilalanır. Yani bu leke silinir, yeniden parlar. Şayet tövbe etmez, isyana devam ederse siyah lekeler kalbini kaplayıncaya kadar artar. İşte bu, Allah Teala’nın, ‘’Asla öyle değil, fakat onların yapmış olduğu günahlar kalplerini iyice kaplamıştır.’’ (mutaffifin 83/14) ayetinde anlatılan, kalbin kapanması ve günahla örtülmesidir.’
Tövbe insanın gerek maddi gerek manevi kirlerden tiksinip rahatsız olması ve onlardan temizlenme çaresini araştırmasıdır.
TÖVBE DÖNÜŞ YAPMAKTIR
Tövbe, dönmek, dönüş yapmaktır. ‘Tevvab’, kul hakkında günahlardan dönmeyi, yüce Allah hakkında da cezalandırmaktan dönmeyi ifade eder. Yani kul Rabb’ine döner, Rabb’i de onun bu dönüşünü kabul eder ve onu cezalandırmaktan vazgeçer. Tevvab, kulun sıfatı olarak ’çokça tövbe eden, her defasında Rabb’ine dönen’’ demektir. Hak Teala’nın bir ismi, bir sıfatı ‘et-Tevvab’ise, itaate yönelerek Allah’a dönen kişinin istediği bağışlanmayı kabul edip o tövbekar kulunu huzuruna alan ve onu affeden anlamındadır.
Evet, tövbe dönüş yapmaktır. Dinin kötü saydığı işlerden, güzel kabul ettiği işlere… Yani kötüden iyiye, çirkinden güzele, yanlıştan doğruya, zararlı olandan faydalı olana, günahtan sevaba Allah’ın gazabından onun rızasına dönüştür. Nitekim ariflerden Susi’ye göre, tövbenin ne olduğu sorulunca şöyle demiştir: ‘Tövbe dinin kötülediği her şeyi terk ederek onun övdüğü şeylere dönmektir.’
Yine tövbe, kişinin kötü düşünce ve davranışlardan iyi düşünce ve davranışlara dönmesidir. Evet, insan günahtan sonra yeniden Allah’a dönmelidir. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
‘’Size azap gelip çatmadan önce Rabbinize dönün, O’na teslim olun, sonra size yardım edilmez’’ (Zümer 39/54)
İnsan, her günahtan sonra tövbe etmelidir. Tövbe eden bir insan, ‘Allah’ım günah işledim, hata ettim, eksiklerimle sana yöneldim, kapına geldim’ diyerek tekrar Allah’a dönmüş olur ki böyle bir insan kötülüklerini de iyiliklere çevirmiş sayılır. İşte böyle dönüşten sonra, Allah Teala’da kuluna dönüş yapar.
TÖVBE ALLAH’A SIĞINMAKTIR
Tövbe, nefsin şerrinden, şeytanın vesvesesinden kaçıp yüce Allah’ın himayesine sığınmaktır. Tövbe, Allah’ın azabından kaçarak yine O’nun rahmetine sığınmaktır. Evet, O’na sığınmak gerekir, zira O merhametlilerin en merhametlisidir, bir annenin çocuğuna olan merhametinden daha merhametlidir. Nitekim resulullah şöyle buyurmuştur:
‘Vallahi Allah Teala, kullarına karşı bir annenin çocuğuna olan merhametinden daha merhametlidir.’
Şu ayet-i kerimenin anlamı üzerine düşünmek gerekir:
‘’Onlar, bir kötülük yaptıklarında ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı hemen hatırlayıp günahlarından hemen tövbe istiğfar ederler. Zaten günahları Allah’tan başka kim affedebilir ki! Bir de onlar, işledikleri kötülükte bile bile ısrar etmez. (Al-i İmran 3/135)
Zira bu ayette, günahkarlar için Allah Teala’dan başka sığınılacak, günahları bağışlayacak ve güvenilecek birinin bulunmadığına işaret vardır.
Bu Allah’ın azabından yine Allah’a sığınmaktan başka yol olmadığı anlamıyla ilişkilidir. Çünkü insanoğlu, yaratılmış bir varlıktan korktuğu zaman ondan kaçar, başka bir yaratılmışa sığınabilir. Ancak Allah’tan korkan kişi için O’ndan başka sığınacak bir sığınak ve O’ndan başkasına kaçacak bir kaçış yeri yoktur. O’ndan kaçış yine O’na olacaktır. Nitekim Hz. Peygamber bir duasında şöyle der:
‘Senden başka sığınacak bir yer ve kurtuluş yolu yoktur’ yine peygamber şöyle dua ederdi.
‘senin öfkenden senin rızana, cezandan affına ve senden yine sana sığınırım.’